Tokkon | Tokat Konfederasyonu

“BİRLİK RAHMET, AYRILIK AZAPTIR”
Hadisi ŞERİF

Niksar Dernekler Federasyonumuzun Tuzla da gerçekleştirmiş olduğu yönetim kurulu toplantısına katılım sağladık

KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN…

Tokat Konfederasyonu olarak, Ankara İl Milli Eğitim Müdürü görevine atanan kıymetli hemşehrimiz Sayın Murat Küçükali’yi makamında ziyaret

Tokat konfederasyonu Genel başkanı Sayın Ahmet Yılmaz ve beraberindeki heyet Türkiye Tes iş Genel Başkan yardımcısı Hemşehrimiz Sayın Hüseyin Özil beyi makamında ziyaret

Ticaret Bakanlığı Personel Genel Müdürümüz .Sayın Yasin Aydoğan bey ziyaret

Tokat konfederasyonu Genel başkanımız Sayın Ahmet Yılmaz ve beraberindeki heyet ile birlikte Tokat Valimiz Sayın Abdullah KÖKLÜ beyi makamında ziyaret

Tokat Konfederasyonu olarak Zile Kaymakamımız Sayın Çağlar Tekin beyi makamında ziyaret

Tokat ilimizde, Tokat Jandarma Alay Komutanımız: Kıdemli Albay Sn. Sabri KÜYÜK Bey’i konfederasyonumuz adına makamında ziyaret

Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi rektörü hemşehrimiz Profesör Dr. Sn. Fatih Yılmaz Bey’ i Tokat Konfederasyonu ve Zile İlçe Milli Eğitim müdürümüz Sayın H. Bayram Polattimur Bey ile birlikte ziyaret

Önceki dönem Tokat milletvekillerimizden Sn. Zeyid Aslan Bey’in babasının vefatı nedeniyle TOKKON başkanımız Sn. Ahmet Yılmaz taziye ziyareti

Zile Belediye Başkanı Sn. Şükrü SARGIN Ziyaret

AKP İstanbul Milletvekili ve AK Parti Dış İlişkiler Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hemşerimiz Sn. Zafer SARIKAYA TOKKON Başkanımız Sn. Ahmet YILMAZ’ a ziyaret

Tokat Konfederasyonu 15 Temmuz Mesajımız…

TOKKON’ DAN KAN BAĞIŞINA DESTEK…

Tokat Konfederasyonu’ndan Tuzla Kaymakamı Sayın Ümit Hüseyin Güney’e Ziyaret

Tokat Konfederasyonu İstanbul Cemevi’nde Hemşehrileriyle Canlarla Muharrem iftarda buluştu…

GÜNDEME DAİR… HAYALDİ GERÇEK OLDU…

Tokat Milletvekilimiz Avukat Sait Mustafa Arslan Bey Ziyaret

Bağcılar Belediye Başkanı Sayın Yasin YILDIZ bey Ziyaret

İstanbul Milletvekili Hemşehrimiz Ak Parti Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sayın Zafer SIRAKAYA Ziyaret

*DOSTLUK ÜZERİNE *

 Ömer Nasuhi Bilmen’in Büyük İslam İlmihali’ni okurken, şu hadis-i şerifle karşılaştım:
‘Eski dostluğu devam ettirmek, imandandır.’
 ‘Dostlukta kıdem esastır’ …
 İslam’a göre, dostluk,
bir nasip meselesidir ve insanın dışında gelişir.
Şununla dost olayım deyip olamazsınız.
Dostluk, yürürken belirginleşen bir şeydir.
‘Katlandığımız değil,
razı olduğumuz insanlar dostlarımızdır.’
   ‘Önce refîk, sonra tarîk’ denilerek, yola çıkacağımız insanları dikkatli ve rikkatli seçmemiz tembihlenir.
İlk olarak şunu söyleyelim:
‘İnsanı, yol değil, yol arkadaşları yorar.’
Yola çıkacağımız insanları yüzde yüz isabetle seçme şansımız ise maalesef yoktur.
Çünkü bu seçimi veya elemeyi, esas itibariyle yapacak olan bizler değilizdir;
yoldur, yolculuktur.
 Yanımızdakinin dostumuz olup olmadığı, yolculuk esnasında ortaya çıkar.
Özellikle siyasette ve ticarette, bu yürüyüşlerin büyük bir kısmı hüsranla sonuçlanır.
Tanıdığımızı sandığımız insanları tanıyamamış olmanın üzüntüsü ve şaşkınlığı,
bizi, yolculuktan daha fazla yorar.
Tam da burada şunu sormalı:
Kırk yıl birlikte olmuş olsak bile, bir insanı ne kadar tanıyabiliriz?
Rakamlar maddiyatı,
harfler ise maneviyatı temsil eder.
Dolayısıyla, rakamlar (ve hesaplar)
üzerinden sahici bir dostluk oluşmaz, sadece ortaklık kurulur.
Taraflar, ancak bir harfin (anlamın) ucundan tutarlarsa,
dost olabilir veya kalabilirler.
Rakam ile harfi toplamaya kalkışırsanız eğer, bu işlem, sizi Nurettin Topçu’nun şu sözüne götürür:
 “Menfaat yaşamak, ahlak ise yaşatmak ister.”
 Kadim bir dostluğun oluşabilmesi için zorluklara,
yokluklara ve imtihanlara ihtiyaç vardır. Bütün bunlardan alnının akıyla çıkan münasebete ise
‘sınanmış dostluk’ diyoruz.
Şöyle anlatalım:
Asıl marifet, bahar aylarında veya yaz mevsiminde değil,
kışın açabilmektir.
Yani iyi gün dostu olmak kolaydır, en mühimi,
kötü gün dostu olabilmektir.
Toparlayalım, dünyevi şeyler için ‘kırk yıllık dostların’ birbirini yok saydığı günlerden geçiyoruz.
Hesap yapmaktan iş yapmaya veya dostluk kurmaya vakit bulamayanların sayısı da her geçen gün artıyor.
Bazı dost bildiklerimiz ise kırıcı, kıyıcı ve ifşa edici.
Oysa dostluk, açmayı değil,
 kapatmayı gerektirir.
 Sözgelimi dostunun sırrını herkesten saklamak, ayıplarını örtmek, sözüne müdahale etmemek, iyiliğini istemek, onun hüznüyle mahzun olmak; bütün bunlar, ‘dostluğun edepleri’ arasındadır.
Çünkü dostluk ve kardeşlik,
öldükten sonra da devam eden kıymetlerimizden biridir.
‘Ahiret kardeşliği’ diye boşuna denilmiyor.
İyi bir hafta geçirmeniz dileğiyle…
Bir dostun not defterinden
0 Paylaşımlar

Bunları da sevebilirsiniz