Halka Hizmet, Hakk’a Hizmettir
Devlet geleneğimizin temelinde insan vardır. Çünkü bizim inancımızda insana hizmet etmek, doğrudan doğruya Hakk’a hizmet etmektir. Bu anlayış; makam, mevki ya da koltuk sevdasıyla değil, gönül seferberliğiyle iş yapmayı öğütler. Yani “Halka hizmet, Hakk’a hizmettir” sözü, sadece bir vecize değil, bir dava ahlakıdır.
Gerçek idarecilik; yapılan her işi Allah rızası için yapmak, emaneti hakkıyla taşımaktır. Vatandaşın duasını alabilmek, bazen bir asfaltın pürüzsüzlüğünde, bazen bir çocuğun yüzündeki tebessümde gizlidir. Bir belediye başkanının, bir muhtarın, bir devlet memurunun en büyük başarısı; halkın gönlünde yer edinebilmektir.
Halka hizmet eden, aslında kendi ruhunu da yüceltir.
Çünkü hizmet, insanın içini temizleyen, kalbini
güçlendiren bir ibadettir.
Bu yüzden yapılan her işin, atılan her adımın merkezinde insan olmalı. İnsanı merkeze alan bir anlayış, hem millete bereket getirir hem devlete itibar kazandırır.
Bugün ülkemizin her köşesinde bu ruhu yaşatmak, hizmeti sadece görev değil, bir inanç meselesi olarak görmek zorundayız.
Çünkü biz biliyoruz ki; Hakk’a ulaşmanın yolu, halka dokunmaktan geçer.